Mülk Suresinin Okunuşu ve Anlamı

Kuranı Kerim’in 67. Suresi olan ve otuz Ayetten oluşan Mülk Suresi‘ni okuyup idrak edenler için kabir azabından korunmaya vesile olacağı şeklinde rivayetler vardır. “Mülk” kelimesi, Arapça’da “iktidar” anlamına gelir.  Sure ismini ilk ayetinde geçen “mülk” kelimesinden almıştır.

Bu yazımızda öncelikle Mülk Suresinin Arapça Okunuşunu ve Türkçe Mealini aşağıda sizlerle paylaşıyoruz. Ayrıca Arapça okunuşunun latin harfleri ile yazılışında olası hatalara karşı mp3 formatında ses dosyasına tıklayarak Sure’yi dinleyebilirsiniz. Sure iki sayfadan fazladır. O yüzden orjinal Arapça metnini buradan pdf olarak indirebilirsiniz. 🔗Mülk Suresi Arapça Metin (yeni sayfada açılır). 
    

 

Arapça Okunuşu ve Türkçe Meali 

1. Tebarekellezi biyedihil mulk, ve huve ‘ala kulli şey’in kadîr.
Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
2. Ellezi halekal mevte vel hayate liyebluvekum eyyukum ahsenu ‘amela, ve huvel’azizul ğafûr.
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir (aziz), çok bağışlayandır.
3. Ellezi haleka seb’a semavatin tibaka, ma tera fi halkirrahmani min tefavut, ferci’ilbasare hel tera min futûr.
O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun? 
4. Summerci’ilbasare kerrateyni yenkalib ileykelbesaru hasiev ve huve hasîr.
Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin hâlde sana dönecektir. 
5. Ve lekad zeyyen nessemaed dunya bimesabiha ve ce’alnaha rucumel liş şeyatîn, ve a’tedna lehum ‘azabesse’îr.
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık 
6. Ve lillezîne keferu birabbihim ‘azabu cehennem, ve bi’selmasîr
Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası! 
7. İza ulku fiha semi’u leha şehikav ve hiye tefûr
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler. 
8. Tekadu temeyyezu minelğayz, kullema ulkiye fiha fevcun seelehum hazenetuha elem yet’ikum nezîr.
Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar. 
9. Kalu bela kad caena nezirun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahu min şey’, in entum illa fi dalalin kebîr.
Onlar da şöyle derler: “Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve ‘Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz’ demiştik.” 
10. Ve kalu lev kunna nesme’u ev na’kilu ma kunna fi ashabisse’îr.
Yine şöyle derler: “Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık.” 

 
11. Fa’teref’u bizembihim fesuhkal liashabisse’îr.
İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah’ın rahmetinden uzak olsun! 
12. İnnellezîne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretuv ve ecrun kebîr
Görmedikleri hâlde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır. 
13. Ve esirru kavlekum evicheru bih, innehu ‘alîmum bizatis sudûr.
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. 
14. Ela ya’lemu men halek, ve huvel letiful habîr.
Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. 
15. Huvellezi ce’ale lekumul’arda zelulen femşu fi menakibiha ve kulu mir rizkih, ve ileyhinnuşûr.
O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır. 
16. Eemintum men fissemai ey yahsife bikumul’arda feiza hiye temûr.
Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor. 
17. Em emintum men fissemai ey yursile ‘aleykum hasiba, feseta’lemune keyfe nezîr.
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz! 
18. Ve lekad kezzebillezîne min kablihim fekeyfe kane nekîr.
Andolsun, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!? 
19. Evelem yerav ilet tayri fevkahum saffativ ve yakbidn, ma yumsikuhunne illerrahman, innehu bikulli şey’im basîr.
Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir. 
20. Emmen hazellezi huve cundul lekum yansurukum min dunirrahman, inilkâfirune illa fi ğurûr.
Yahut Rahmân’dan başka size yardım edecek şu ordunuz (taraftarlarınız) kimlerdir? İnkârcılar ancak bir aldanış içindedirler. 

 
21. Emmen hazellezi yerzukukum in emseke rizkah, bel leccu fi ‘utuvviv ve nufûr.
Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular. 
22. Efemey yemşi mukibben ‘ala vechihi ehda emmey yemşi seviyyen ‘ala siratim mustekîm.
Şimdi, yüzüstü kapanarak düşe kalka yürüyen mi daha doğru gider, yoksa dosdoğru bir yolda dimdik yürüyen mi? 
23. Kul huvellezi enşeekum ve ce’ale lekumussem’a vel’ebsara vel’ef’ideh, kalilem ma teşkurûn.
De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”
24. Kul huvellezi zereekum fil’ardi ve ileyhi tuhşerûn.
De ki: “O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.” 
25. Ve yekulune meta hazelva’du in kuntum sadikîn.
“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar. 
26. Kul innemel’ilmu ‘indallah, ve innema ene nezirum mubîn.
De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.” 
27. Felemma raevhu zulfeten siet vucuhullezîne keferu ve kile hazellezi kuntum bihi tedde’ûn.
Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, “İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir” denir. 
28. Kul eraeytum in ehlekeniyallahu ve mem me’iye ev rahimena, femey yucirulkâfirîne min ‘azabin elîm.
De ki: “Söyleyin bakalım: Diyelim ki Allah beni ve beraberimdekileri helâk etti, yahut bize acıdı. Peki, ya inkârcıları elem dolu bir azaptan kim koruyacak?” 
29. Kul huver rahmanu amenna bihi ve ‘aleyhi tevekkelna, feseta’lemune men huve fi dalalim mubîn.
De ki: “O, Rahmân’dır. O’na iman ettik, yalnızca O’na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!” 
30. Kul eraeytum in asbeha maukum ğavran femey ye’tikum bimain me’în.
De ki: “Söyleyin bakalım: Suyunuz çekiliverse, size kim temiz bir akar su getirir?” 

Dua Dileklerimizle, Selamlar….

NOT: Kuran-ı Kerim’in kalbi olarak bilinen Yasin Suresi‘nin ⬅ Arapça Okunuşu ve Türkçe Meali hakkında bilgilerin yeraldığı yazımıza yukarıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Ayrıca aşağıdaki Sosyal Paylaşım ikonlarından sitemizi sosyal medyada paylaşarak arkadaşlarınıza haber verebilirsiniz.

Kimler Neler Demiş?

avatar
450
  Subscribe  
Bildir
Scroll Up