Boşanma Davasında Velayet Kime Verilir?

Boşanma Davasında Velayet Kime Verilir?

T.C vatandaşı ile evlilik yapmış, hatta müşterek çocukları olduktan sonra muhtelif nedenlerden ötürü boşanma kararı almış çiftlerin bize yönelttikleri sorulardan birisi de Çocuğun Velayeti’nin kime verileceği yani anneye mi yoksa babaya mı çocuğun verileceğidir. Aslında bu sorunun özel bir cevabı yoktur. Çünkü Aile Mahkemesi velayete karar verirken eşlerin milliyetine değil çocuğun menfaatlerine göre karar verecektir.
 
Aşağıda verdiğimiz bilgiler hem Türk Vatandaşı olan eşler hem de yabancı ile boşanan eş için geçerlidir. Umarız bu bilgilere hiçbir zaman ihtiyacınız olmaz.
 
Velayet Nedir? Halk arasında Çocuğun velayeti kimde denilince anlaşılan şey; küçüğün kimde kalacağı yani anne yanında mı yoksa baba yanında mı kalacağıdır. Oysa ki; Velayetin alınması aynı zamanda Sorumlulukları ve Yükümlülüklerin de üstlenilmesi anlamına gelmektedir.
 
Bu Sorumluluklar Nelerdir? Velayeti alan anne veya baba küçüğün bakım ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesinden sorumlu olmaktadır. Diğer eş sadece İştirak Nafakası denilen çocuğun giderlerine maddi olarak katılmak zorundadır.
 
Velayetin Verdiği Haklar Nelerdir? Velayeti alan eş sorumluluklarının yanı sıra bir takım haklara da sahiptir. Bu hakların başında çocuğun eğitimi ve giderceği okullar ve terbiyesi gelmektedir. Diğer eşin bu tip durumlarda genellikle söz hakkı bulunmamaktadır. Bunun istisnası, çocuğun yanlış yönlendirilmesi, çocuğa kötü muamele yapılması veya onunla ilgilenilmemesi gelmektedir.
 
Velayet Kime Verilir? Uygulamada genellikle yaşı küçük olan çocuklar Anneye verilmektedir. Ancak bu kesin kural değildir. Boşanma davalarında hakimlerin en çok dikkat ettikleri husus; küçüğün kimin yanına verildiğinde daha rahat edeceği ve psikolojik olarak daha az etkileneceğidir. Diğer bir deyiş ile önemli olan küçüğün menfaatleridir ve bunların tespitinde hakimlerin geniş takdir yetkisi bulunmaktadır. Anlaşmalı Boşanma Protokolü‘nde velayet konusunda karı-koca anlaşmış olsa dahi Hakim, çocuğun menfaatlerine uygun olmadığına kanaat getirir ise Protokol ile bağlı kalmak zorunda değildir. Ancak bu çok rastlanılan bir durum değildir. GENELLİKLE hakimler eşlerin ortak iradesine uygun karar vermektedirler.
 
Velayetin Sonradan Değiştirilmesi Mümkün mü? Çocuğun velayetinin, boşanma davasıyla anneye veya babaya verilmesinden sonra mevcut durumlarda, şartlarda değişiklikler meydana gelmesi halinde; velayetin değiştirilmesi için dava açılabilir. Mahkeme velayetin değişiminde küçüğün yararlarını göz önünde bulunduracak ve gerekli görürse velayeti diğer eşe verecektir.
 
Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir? Bu davalarda görevli Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemelerinin bulunmadığı bölgelerde Asliye hukuk Mahkemesi görevlidir. Yetkili Mahkeme ise küçüğün bulunduğu yer mahkemesidir.
 

4721 sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu’nun Velayet’e İlişkin hükümleri 335 vd maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu maddelerin tam metni aşağıda dikkatlerinize sunulmuştur.

I. Koşullar

MADDE 335.-Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz. Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar.

II. Ana ve baba evli ise
MADDE 336.- Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

III. Ana ve baba evli değilse
MADDE 337.-Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir. Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.

IV. Üvey çocuklar
MADDE 338.- Eşler, ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlüdürler. Kendi çocuğu üzerinde velâyeti kullanan eşe diğer eş uygun bir şekilde yardımcı olur; durum ve koşullar zorunlu kıldığı ölçüde çocuğun ihtiyaçları için onu temsil eder.

B. Velâyetin kapsamı
MADDE 339.-Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar. Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür. Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar. Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. Çocuğun adını ana ve babası koyar.

II. Eğitim
MADDE 340.- Ana ve baba, çocuğu olanaklarına göre eğitirler ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlar ve korurlar. Ana ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel özürlü olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde, genel ve meslekî bir eğitim sağlarlar.

III. Dinî eğitim
MADDE 341.- Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir. Ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir. Ergin, dinini seçmekte özgürdür.

IV. Çocuğun temsil edilmesi
MADDE 342.-Ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler. İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler. Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır.

V. Çocuğun fiil ehliyeti
MADDE 343.-Velâyet altındaki çocuğun fiil ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir. Çocuk, borçlarından ana ve babanın çocuk malları üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığı ile sorumludur.

VI. Çocuğun aileyi temsil etmesi
MADDE 344.-Velâyet altındaki çocuk, ayırt etme gücüne sahip ise ana ve babanın rızasıyla aile adına hukukî işlemler yapabilir; bu işlemlerden dolayı ana ve baba borç altına girer.

VII. Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukukî işlemler
MADDE 345.-Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukukî işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır.

C. Çocuğun korunması / I. Koruma önlemleri
MADDE 346.-Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.

II. Çocukların yerleştirilmesi
MADDE 347.-Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir.  Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, ana ve baba veya çocuğun istemi üzerine hâkim aynı önlemleri alabilir. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin gerektirdiği giderler Devletçe karşılanır. Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.

III. Velâyetin kaldırılması / 1. Genel olarak
MADDE 348.-Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir:

(1). Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velâyet görevini gereği gibi yerine getirememesi. (2). Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.

Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.

2. Ana veya babanın yeniden evlenmesi hâlinde
MADDE 349.-Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.

3. Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın yükümlülükleri
MADDE 350.- Velâyetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder. Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır. Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.

IV. Durumun değişmesi
MADDE 351.- Durumun değişmesi hâlinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir. Velâyetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim, re’sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velâyeti geri verir.

Saygılarımızla,
Av. Mustafa Çağatay UĞUR

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
450
  Subscribe  
Bildir
Scroll Up