Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Yazar Hakkında
Bu yazı Türk Hukukuna Göre Borca Batık Olarak Vefat Edenin Kişinin Mirasçıları tarafından Mirasın Nasıl Ret Edileceği, Davanın Hangi Süre İçerisinde ve Hangi Mahkemede Açılması Gerektiği Hakkında Bilgiler Vermekte Olup Av. Mustafa Çağatay UĞUR tarafından hazırlanmıştır. 

Türk Medeni Kanunu’nun en temel prensibi vefat eden kimsenin mal varlığının altsoyuna (çocuklarına) ve hayatta ise eşine kalmasıdır. Ancak bu kuralın aleyhte olduğu durumlar da görülmektedir. Özellikle de vefat eden kişinin borca batık olduğu (yani ölen kişinin malvarlığının borçlarını karşılamaması) hallerde mirasçıları zor duruma düşmektedir. Bize gelen davaların çoğunda rahmetli olan kişinin sağlığında bankadan kredi çektiği ve kredi borcunu ödeyemeden vefat ettiğini durumları görmekteyiz. Malvarlığı olmadan veya az bir malvarlığı bırakıp, borcu daha fala olan murisin mirasçıları bu durumdan kurtulmak için Mirası Reddetmeleri gerekmektedir. Öncelikle Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddelerini yazarak temel bir bilgi verelim.

Medeni Kanun madde 599

Miras, miras bırakanın ölümü ile mirasçılara derhal ve kanunen geçer.

Bu madde ile kastedilen şey: miras bırakanın ölüm anıyla birlikte mirası (malvarlığı, alacakları ve borçları) mirasçılarına otomatik olarak geçmesidir. Diğer bir deyişle; mirasçıların ayrıca irade açıklamasında bulunmalarına veya işlem yapmalarına gerek yoktur. Bu durum Türk Miras Hukuku’nda cari olan “Külli Halefiyet” ilkesinin bir gereğidir. Murisin (vefat eden kişinin) hem alacakları hem de borçları mirasçılarına geçer. Ben sadece malvarlığının mirasçısıyım, borçları beni bağlamaz deme şansınız bulunmamaktadır.  

Ölen kişinin geride bıraktığı bu aktif ve pasiflerin toplamı “tereke” olarak nitelendirilmektedir. Mirasçıların sorumluluğu terekedeki alacakların borçları karşılamadığı hallerde de kendi kişisel mal varlıkları ile devam etmektedir ki kritik nokta da burasıdır. Örn. Baba rahmetli olur ve terekesinde; “bankada bir miktar para, tek katlı bir ev ve eski bir araba” olsun ve tüm bunların toplamı 150 bin TL olsun. Aynı babanın bankadan ticaret yapacağım diye çektiği 200 bin TL ödenmemiş kredi borcu olsun. Bu durumda mirasçıların tamamı aradaki farktan sorumlu olacaklardır. 

Anne veya Babasından veya Eşinden Hiçbir Aktif Kalmadığı Halde Borçla Karşılaşan Kişi Ne Yapabilir?

Bu durumda, murisin ölümünü öğrendiği tarihten itibaren 3 Ay içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesinde “Mirasın Reddinin Tescili” talebi ile dava açması gerekmektedir. Bu davayı mirasçıların hepsinin birlikte açması zorunlu değildir. Mirasçılardan herhangi birisi açabilir. Buradaki önemli nokta: Mirasın ret sonucunun sadece davayı açan için sonuç doğuracak olup, dava açmayan kişilerin murisin borçlarından sorumluluğu devam etmektedir. 

Mirasın Reddi Davası Nerede ve Nasıl Açılır?

Murisin (yani miras bırakanın) ölümünün öğrenildiği tarihten itibaren iç (3) ay içerisinde açılması gerekir. Görevli Mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın ölümünden önce oturduğu yerleşim yeri mahkemesidir. Örn. Ahmet bey 3 ocak 2019 günü vefat etmiştir. Ahmet beyin ikameti Ankara olsun ancak vefat anında İstanbul’da bulunsun. Ahmet beyin Esma adındaki kızı da İzmir’de yaşıyorsa, dava 3 Nisan 2019 tarihine kadar Ankara Sulh Hukuk Mahkemesinde açılması gerekmektedir. 

Dava hasımsız olarak açılır. Yani dilekçenizde Davacı kısmı olur, davalı kısmına “Hasımsız” yazarak devam edersiniz. Davada sunacağınız deliller: Ölüm Belgesi, Mirasçılık Belgesi de denilen Veraset İlamı, Nüfus Cüzdan Fotokopileridir. Dava Dilekçenizin Netice kısmında mahkemeden talep edeceğiniz husus “Mirasın Ret Etmiş olduğunuzun tespit ve tescilidir“. Buradaki önemli husus; “Mirasın Kayıtsız ve Şartsız olarak Ret Edilmiş olmasıdır.” Diğer bir ifade ile mirastan kalan arabayı kabul edip, ipotekli evi ret etme imkanınız bulunmamaktadır. Bunun nedeni ölen kişiden kalan alacak ve borçların kanunen hepsinin tek bir tereke olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Dava Dilekçesi Örneğini indirmek için Mirasın Reddi Dilekçe ⬅️ yan taraftaki linke tıklayabilirsiniz. 

Mirasın Reddinde Dikkat Edilecek Hususlar

  • Mirasın reddi ancak miras bırakan kişinin ölüm tarihinden sonra mümkündür. Kişi vefat etmeden mirasın reddi söz konusu olamaz. Bu durumlarda, yani miras bırakan hayatta iken mirasçılıktan çıkmak isteyen kişiler “Mirastan Feragat” etmeleri gerekmektedir.
  • Mirastan reddi ancak mirasçıların kendileri yapabilirler. Mirasçı yaşı küçük ise yani reşit olmamış ise o zaman kanuni temsilcileri tarafından bu reddin yapılması gerekmektedir. Avukatlara verilen vekaletnamelerde ise bu konuda “özel yetki” verilmesi gerekmektedir. 
  • Vesayet altındaki kişiler için Vasinin rızasının yanı sıra Sulh Hukuk Mahkemesinin izninin alınması gerekmektedir. 
  • Miras Hakkının Temliki yani bir başkasına devri mümkündür. 
  • Bir kere mirasın reddedildiği tespit ve tescil edildikten sonra bu karardan dönülemez. Bu kaidenin istisnası Türk Borçlar Kanunu madde 23 ve devamı maddelerinde yazılı “yanılma, aldatma, korkutma” sonucu mirasçının ret isteminde bulunmuş olmasıdır. 

Son Olarak Mirasın Reddine ilişkin Türk Medeni Kanunun 605 ile 618. maddeleri aşağıda dikkatlerinize sunulmuştur. 

Avukatlık ve Danışmanlık Hizmetleri
Hukuk Büromuz, İstanbul Etilerde Nispetiye Caddesi üzerinde bulunmakta olup ☎️ 0212 352 44 60 numaradan arayarak, mirasın reddi davası ve sonuçları hakkında bilgi alabilirsiniz.

BİLGİ NOTU: Aşağıda verilmiş olan Türk Medeni Kanunu’nun 617. ve 618. maddeleri; mirasçıların murisin alacaklılarından mal kaçırmaya çalışması hallerinde uygulama bulmaktadır. Bizim karşılaştığımız bir kaç olayda da murisin ölümünden önce mallarının büyük bir kısmını oğluna veya diğer çocuklarına satış göstermek yoluyla devretmesi ve babalarının ölümünden sonra çocukların mirası reddederek alacaklıları zarara uğratmalarıdır. Bu hallerde İptal davaları açılmakta ve mahkemeler yapılan işlemin iptaline hükmedebilmektedir. 

MADDE 605 – Ret Hakkı
Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.
Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

MADDE 606 – Süre
Miras, üç ay içinde reddolunabilir.
Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

MADDE 607 – Terekenin Yazımında Süre
Koruma önlemi olarak terekenin yazımı hâlinde mirası ret süresi, yasal ve atanmış mirasçılar için yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar.

MADDE 608 – Ret Hakkının Geçmesi
Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer.
Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin mirasbırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez.
Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse; bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.

MADDE 609 – Reddin Şekli
Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder.
Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.
Tutanağın ve kütüğün nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.

MADDE 610 – Ret Hakkının Düşmesi
Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.
Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.
Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını ortadan kaldırmaz.

MADDE 611 – Mirasçılardan Biri Tarafından Ret
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.
Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.

MADDE 612 – Mirasçıları Tamamı Tarafından Ret
En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. 
Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.

MADDE 613 – Mirasın Sağ Kalan Eşe Geçmesi
Altsoyun tamamının mirası reddetmesi hâlinde, bunların payı sağ kalan eşe geçer.

MADDE 614 – Sonra Gelen Mirasçılar Yararına Ret
Mirasçılar, mirası reddederken, kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler.
Bu takdirde ret, sulh hâkimi tarafından daha sonra gelen mirasçılara bildirilir; bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. 
Bunun üzerine miras, iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir.

MADDE 615 – Ret Süresinin Uzatılması
Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.

MADDE 616 – Vasiyetin reddi
Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi hâlinde, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, bu redden vasiyet yükümlüsü yararlanır.

MADDE 617 – Mirasçıların Alacaklılarının Korunması
Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. 
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. 
Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.

MADDE 618 – Ret Hâlinde Sorumluluk
Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar. 
Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır. 
İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.

Saygılarımızla,
Av. Mustafa Çağatay UĞUR

Yabancıların Türk Vatandaşlık Başvurusunun Reddi Halinde Sahip Oldukları İptal Davası Haklarını Nasıl ve Hangi Süre İçerisinde Kullanmaları Gerektiği Hakkındaki Yazımıza Yukarıdaki Link’e Tıklayarak Ulaşabilirsiniz.

 

Kimler Neler Demiş?

avatar
450
  Subscribe  
Bildir
Scroll Up