Call of Cthulhu İnceleme

Call of Cthulhu İnceleme

Son zamanlarda oynadığım en iyi oyunlardan birisi diyebilirim. Bu oyunda “Dedektiflik” “RPG Rol Yapma” ve “Bulmaca Çözme” oldukça güzel harmanlanmış ama en önemlisi de hikayesi çok iyi.

Hikayesi
Oyuna bir veteran yani savaş gazisi olarak Boston’a dönen ve dedektiflik yapan, içki ve uyku sorunları olan bir dedektif olarak başlıyorsunuz. Ofisinize bölgenin zengin, yaşlı adamlarından birisi gelip, ressam olan kızının ölümünü araştırmanızı istiyor ve böylece oyun başlamış oluyor. Oyunun kahramanını seslendiren kişi aynı zamanda Vampir Oyunu 🔗 ana karakter olan “Doktoru” seslendiren kişi, oldukça boğuk ve etkileyici bir ses tonu ile konuşuyor. Oyunun PS versiyonunda Türkçe desteği olmadığı için İngilizcesi iyi olmayan arkadaşlara tavsiye etmem çünkü tüm tercihleri anlayabilmek için İngilizcenizin iyi olması gerekiyor.

Oyun Cthulhu evreni denilen ve aslında batı dünyası tarafından bilinen ve ilk yayımlanması 1920’li yıllara dayanan ancak benim bu oyun ile birlikte öğrendiğim Kültist bir evrende, yani acaip yaratıkların olduğu, başka boyutlardan bahsedilen, güçlü yaratıklara tanrı diye tapan kültist grupların olduğu bir ortamda geçiyor ve açıkçası oyun bunu size iyice hissettiriyor. Hatta oyun boyunca yaşananlar gerçek mi yoksa bir halüsinasyon mu diye düşündürüyor size. Oyun sırasında Rasyonel “akılcı” mı yoksa Kültist mi olacağınız yönünde tercih imkanlarını da sunuyor.

Oyunu sıkılmadan oynadım ve günde 3 saat ile bir haftada bitti diyebilirim. Oynarken bitmesini istemediğim nadir oyunlardan birisi oldu. Hatta First Person oyunları (yani kahramanın gözünden etrafı gördüğünüz oyunları) aslında sevmem ama oyun sırasında ve bölüm arasında gösterilen “Cut Scene”ler ile bu hava da oldukça yumuşatılmış.

Oyunun unutamadığım ve gerilimin zirve yaptığı bir akıl hastanesinden kaçış bölümü var ki EFSANE olmuş. Bir sonraki bölüm ise tam bir korku filmi ve sinirleriniz dayanmayabilir. Diğer bölümler de çok iyi olmakla birlikte bu iki bölüm özellikle akıllara kazınıyor. Yani oyun sadece bir korku veya RPG değil, hepsini harmanlamış bir dedektiflik oyunu ve bu tarz oyunların sayısı maalesef çok az.

Oyun Grafikleri, Seslendirmeler ve Kullanıcı Arayüzü
Oyunun arayüzü çok sade ve güzel detaylandırılmış. Görev hedefleri, envanter durumu, tanışılan kişiler bölümü ve Yetenek Puanlarınızı harcadığınız bölüm. Seslendirmeleri ben başarılı buldum. Grafikler ise tatmin edici seviyede, öyle muhteşem değil ama kötü de denemez.

Yetenek Ağacı (Skill Points) Tavsiyeleri 
Oyunun aslında en önemli kısmı. Sınırlı sayıdaki yetenek puanlarınızı nasıl dağıtacağınızı seçtiğiniz bölüm. Hangi yeteneği geliştirirseniz o koldan soru sorup, olayları anlayabildiğiniz kısım. Örn. Psikoloji kısmınızı geliştirmezseniz, diğer NPC’Ler ile yapacağınız konuşmalarda bir seçenek eksik sunuluyor siz (4 seçenekli soru olurken normalde, psikolojiyi geliştirmezseniz 3 seçenekten birini sorabiliyorsunuz) Aynı durum diğer yetenekler içinde geçerli. Burada en önemli yeteneklerin hangileri olduğunu da belirteyim.

  • Spot Hidden Objects: Oyundaki gizli objeleri fark etmenizi sağlayan en önemli yetenek, buraya her zaman skill point gömmenizi öneriyorum. En az 3 olması lazım oyun boyunca. Oyun sonlarına doğru 4 yapmanız yeterli olacaktır.
  • Dedektiflik Yeteneği: Olayların nasıl olduğunu hakkında size tahmin gücü veren ve kilitli kapıları açmanızı sağlayan yetenektir. Full yapmanıza gerek yok ama oyun ortalarında 3 sonralarına doğru 4 olması yeterli (max 5 zaten)
  • Konuşma veya İkna Yeteneği: İnsanlarla konuşurken onları ikna etme yeteneğiniz ile ilgili. Ben buna hiç skill point harcamadan oyunu 3 farklı sonda bitirebilecek kadar ilerledim, çünkü diğer yetenekler (psikoloji ve dedektiflik yeteneklerim) yüksekti. O yüzden bence buraya harcamanıza gerek yok.
  • Psikoloji: Konuştuğunuz insanların amaçları, hedefleri ve niye öyle bir eylem içinde olduğuna dair size ipucu veren yetenek. Bu yeteneği de 3 level yapmanız yeterli olacaktır.
  • Kaba Güç Yeteneği: İnsanlara bağırarak iş yaptırma veya döverek iş yapabileceğiniz bir yetenek ki, bu oyunda hiçbir işe yaramaz arkadaşlar, boşuna harcamayın.

Bunlar dışında 2 tane Pasif Yeteneğiniz var ki, bunlar oyun içerisinde bulup, okuyacağınız kitaplarla veya kültist objelerle gelişiyor, yani siz skill point ile geliştiremiyorsunuz. Bulunduğunuz ortamları iyice arayıp bulacağınız objeler ile otomatik ve fakat yavaş yavaş gelişen yetenekler. Bunlar: “Tıb Bilimi” ve “Kültist Bilgi“. 

Yaptığınız Tercihlerin Oyun Sonuna Etkisi
Oyun içerisindeki tercihlerinizin gerçekten de oyunun sonuna etkisi var arkadaşlar yani (TellTale Games)deki gibi oyuncuyu kandırmıyor. Biliyorsunuzdur o oyunda hangi tercihleri yaparsanız yapın aslında benzer oyun sonu ile karşılaşıyorsunuz. Oysa ki, Call of Cthulhu oyununda araştırmalarınız zarfında ve konuştuğunuz insalarla diyaloglar sırasındaki tercihleriniz oyunun neticesini etkiliyor. Yanlış anlamayın oyunun 100 farklı sonucu yok. Benim öğrendiğim kadarıyla 3 veya 4 farklı sonu var. Bana oyunun sonunda 3 opsiyon tanındı ve bu son tercihinize göre de oyun ona göre bitiyor. İnternetten baktığımda ise kimileri sadece 2 opsiyonlu bir son için tercihe ulaşabilmişler. 

SPOILER: Dikkat edin arkadaşlar buradan sonrası oyun sonunda size sunulan opsiyonlarla ilgili ve oyun şeklinize göre 2 veya 4 arasında değişiyor sanırım. Benim karşıma 3 tane çıktığını söylemiştim. Bunlar;

  • Ritüel’e Katılmak ve sizden beklenen kültist ritüeli gerçekleştirmek. Sonu nasıl mı? deneyin 🙂 ama öncesinde kayıt almayı unutmayın çünkü oyun sadece 1 save dosyası tutuyor, daha sonra geri dönemezsiniz. 
  • Tam Ters Ritüel Yapmak, ya da ritüeli sabote etmeye çalışmak. Bunun da sonu oldukça ilginç!
  • Birisini Feda Etmek yani birisinin canına kast ederek olayı engellemeye çalışmak. Bu kişi kim? neticeleri neler? Ya oynayarak ya da aşağıdaki youtube linkinden bunu bulabilirsiniz. 
  • Katılmıyorum kardeşim, benim için iş burada bitmiştir ne haliniz varsa görün şeklindeki “it’s over” seçeneği. Bu da oldukça farklı bir son sunuyor. 

🔗 https://www.youtube.com/watch?v=hJFnwFkrK-4&list=WL&index=20&t=0s 

Oyunun Beğenmediğim Tek Yanı: koşma mekaniği oldu, buradaki eksiklik normalde eksikliğini hissetmiyorsunuz ancak yaratığın yüzüne ışık tutup sonra dönerek kaçmanız gereken bir bölüm var ki, gerçekten insanı çileden çıkartabiliyor. Oyuna ilişkin tek eleştirim bu diyebilirim. 

Herkese Mutlu Günler Dilerim. 

gAmEr BeRk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up