Blockchain ve Bitcoin Nedir Nasıl Çalışır?

Blockchain ve Bitcoin Nedir Nasıl Çalışır?

Son zamanlarda en çok konuşulan konular arasında Blockchain ve Bitcoin yeralmaktadır. Konuyu tam bilmeyen kişiler ikisini aynı şey zannetseler de aslında birbirinden farklı iki konudur. Bitcoin bir kripto para iken Blockchain tüm kayıtların tutulduğu büyük bir dijital defterdir. Bir arada anılmalarının sebebi: Bitcoin denilen kripto paranın Blockchain teknolojisini kullanıyor olmasıdır. Aslında Blockchain’in adının bu kadar duyulmasının sebebi getirdiği yeniliklerden ve açtığı yeni ufuklardan ziyade Bitcoin’in edindiği popülerlik olmuştur. 

Yazımızda öncelikli olarak Blockchain’in ne olduğunu ve nasıl çalıştığını, hangi teknolojileri kullandığını anlatıp, akabinde Bitcoin hakkında bilgiler vereceğiz. Bitcoin daha popüler olmasına rağmen, teknoloji sevenleri ve fütüristleri heyecanlandıran Blockchain teknolojisidir. Blockchain’i anlamak için bilmemiz gereken anahtar kelimeler:

  • Merkeziyetsiz bir yapısının olması: yani kayıtlarının sadece merkezi bir yerde değil, birden fazla makinede tutulması,
  • Kayıtların şifreli tutulması: söz konusu kayıtların aşağıda açıklanan teknolojiler ile şifrelenerek tutulması,
  • Değiştirilemez olması: bir kere yazılan kayıtların daha sonradan değiştirilemez olması, 
  • Açık kaynak kodlu olmasıdır. 

Konuya blockchain’in teknik alt yapısını temel düzeyde açıklayarak başlayalım. Blockchain aslında iki kelimeden oluşuyor “Block” ve “Chain” yani bloklardan oluşan zincir demektir. Bu bloklar elbette dijital bloklar ve Blokların herbirisi 1 Megabyte (MB) büyüklükte. Blok numaraları ardaşık yani her seferinde bir artan şekilde oluşturuluyor ve böylece sıralı blok yığınları (zinciri) oluşturuluyor. Örneğin 535 nolu bloktan sonra 536 ıncı blok oluşturuluyor. Bu bloklar kriptokrafik (yani şifreli olarak oluşturulduğu için) bunların dekript edilerek teyit edilmesi için de bu işi yapacak kişilere ihtiyaç duyuluyor. İşte madenciler denen “Miner”lar burada konuya dahil oluyorlar. Miner’ları ve nasıl çalıştıklarını başka bir yazımızda ayrıca açıklayacağız. Aşağıda Blockchain Blok’ları için temsili bir diagramı ekleyerek bu konuya devam ediyoruz. 

Blockchain aslında tüm bilgilerin tutulduğu büyük kayıt defteri olarak düşünülebilir. Bu defterin bölümleri var (hani 1 Megabyte dediğimiz) işte o 1 MB büyüklüğündeki Blok tamamlandığında, kitabın o bölümü de bitmiş oluyor ve kriptolanarak, hash teknolojisi de ayrıca kullanılarak kaydediliyor ve kapatılıyor. Bir sonraki (yeni) Blok’a geçiliyor. En önemlisi ve Blockchain’i bu kadar değerli kılan şey: 

Blok bir kere bittikten sonra artık değiştirilemez hale gelmesidir. (bunun nedenlerini aşağıda detaylı olarak inceleyeceğiz ancak kısaca: bu Blok’ların sadece bir bilgisayarda tutulmuyor olması ve her blok’un “Hash” dediğimiz koruma ile oluşturuluyor olmasıdır. Sadece bir makinede o Blok’un değiştirilmesi veya hack’lenmesi diğer Blockchain ağındaki bilgisayarlarda bu bilgi “teyit” edilmeyeceğinden geçerli olmayacaktır.) 

Buradaki ince nokta: söz konusu Blok’ların  herbirisinin içerisinde işlem kayıtlarının tutuluyor olması, diğer bir ifadeyle “işlem kayıtlarından” meydana gelen büyük dijital bir defter olmasıdır. Bu kayıtların peş peşe dizilim yapılması suretiyle blockchin yani “Bloklar Zinciri” oluşturulmuş oluyor. Örneğin: BitCoin kullanarak A’dan B’ye arabasını şu tarihte satması bir işlemdir veya C’den D’ye gönderilen para bir işlemdir. Bu işlemler bir araya gelerek 1 MB büyüklüğünde Blok’lar oluşturuyorlar. Tabi buradaki işlemleri sadece BitCoin olarak düşünmeyin. Örneğin: A Şirketinden B şirketine satılan mallar, bu malların ödemesi veya Ali’nin evini Veli’ye satışı, C’nin vasiyetnamesi, D’nin Nüfus Kayıt bilgileri dahi bir işlem ve kayıt olduğu için bu Bloklarda saklanması mümkün. Tüm bu işlemler sadece bir bilgisayarda değil, blockchain ağındaki binlerce makinede (“node” adı verilmektedir) saklanmakta olduğu için de oldukça güvenlidir. Yani merkezi bir sunucu (server) yok, sistemde kayıtlı herbir makine kayıtların tutulduğu yer haline geliyor. Aşağıdaki diagramda durumu daha net görebilirsiniz. Burada peer-to-peer network olması, yani arada bir server vb makinenin olmaması en belirgin özellik.
Peki bir işlem yapıldığında, bu binlerce bilgisayarda işlemlerin tamamlanma anı ne zaman olarak kabul ediliyor? Blockchain ağındaki bilgisayarların yüzde 50 sinden fazlası bir işlemi onayladığında işlem tamamlanmış kabul ediliyor. Bu sebeple hack’lemek veya kayıtları değiştirmek pratikte imkansız oluyor. Hukuk lisanı ile “fiili imkansızlık” anlamına geliyor. Bir bilgisayardaki kaydı değiştirdiğinizde bu değişiklik diğer bilgisayarlarda onaylanmadıkça değişiklik kabul edilmeyecek, onaylanmayacaktır. (teknik altyapısını anlamak için Nonce yani “Number Only Used Ones” ve “Hash” Algoritması konularını bilmeniz gerekiyor, bu konulara da aşağıda değineceğiz) 

BlockChain ve BitCoin’in Nasıl çalıştığını daha iyi anlamak için bilmemiz gereken en öneli şey Blok’larda tutulan kayıtların değiştirilemez olmasıdır. Değişemez olması veya değiştirildiğinde fark ediliyor olması nasıl sağlanıyor? Bu durum için kullanılan teknik terim “immutable”dır. Yani ilk tanımlandığı şekliyle o verinin kalması anlamına gelmektedir. Bu imkanı ise HASH adı verilen teknoloji bize sunuyor. Hash aslında bir şifreli özet tekniği, yönetimidir ve “yazılan herbir metne veya numaraya karşılık gelen şifrelenmiş harfler ve rakamlardan oluşan bir metindir. (korkmayın o kadar da karışık değil, aşağıda temsili görseli ekliyoruz) Bu öyle bir şifreleme yöntemidir ki, “merhaba” kelimesi “Merhaba” olarak değiştirildiğinde dahi Hash Numarası değişmektedir. Kayıt altına alınan Veriyi ve Hash neticesini aşağıdaki resimden görebilirsiniz ayrıca kendiniz de tecrübe edebilmeniz adına link ekliyoruz. 
       
Yukarıdaki resimden de görüleceği üzere “merhaba” diye yazdığınızda bunun SHA-256 Hash değeri 

 4c6bcdd55f3153e1939669ab1ec039e4059174dc25abdfcb2f58868849b4d61b 
Sadece “m” harfini değiştirerek yani büyük M ile yazdığınızda “Merhaba” oluşan Hash değeri ise: 
 7fdc9f4717c5fe66df286c700fab969b4d6209d03aa84624c5f8f58c17c9c058

Hash bilgilerinin tek bir harfte dahi nasıl değiştiğini kendiniz test etmek için şu linkteki demo sitesini kullanabilirsiniz. https://emn178.github.io/online-tools/sha256.html Hash aslında bir kriptolu özet tekniği olup sadece BlockChain’de kullanılmıyor, pek çok yerde ve hatta Blockchain’den önce dahi kullanılmaktaydı. Örneğin: Internetten indirdiğiniz Linux İşletim Sisteminin “image dosyası” daha sonradan müdahale edilmiş mi yoksa orijinal mi olduğunu anlamak için Hash sistemi zaten kullanılmaktaydı. Bu yöntemin teknik ismi: “SHA-256 Hash”dir. Şimdi SHA-256 Kriptografik Hash algoritması Nedir? Sorusuna cevap arayalım isterseniz.  Kısaca şu şekilde güzel bir tanımı yapılmış ve Türkçe olması nedeniyle aynen bu yazımıza alıyoruz. 

SHA-256 (Secure Hash Algorithm), ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından tasarlanmış kriptografik özet (hash) kümesidir. SHA-2 dijital veri üzerinde yürütülen matematiksel operasyon neticesinde elde edilen özet bilgisi olup o veri’nin bütünlüğüne karar verebilir. Örneğin, yüklenmiş bir dosyanın özet değeri hesaplanarak, önceden açıklanmış özet sonucu ile karşılaştırma imkanı verir, böylece yüklemenin değiştirilip değiştirilmediğini veya üzerinde oynama yapılıp yapılmadığı anlaşılabilmektedir. 

Bitcoin madenciliğinde ise: proof-of-work hesaplamalarında ve bitcoin adresi oluşturma işlemlerinde kullanılmaktadır. Bilinen kriptolama fonksiyonları arasında (bu özet tekniği tablosunun daha eski versiyonları da mevcuttur) en yüksek güvenliğe sahip olanlardan biridir.

Detaylı bilgiye Türkçe olarak https://tr.wikipedia.org/wiki/SHA-2 İngilizce olarak ise https://en.wikipedia.org/wiki/SHA-2 adresinlerinde ulaşabilirsiniz.

Peki bunun BlockChain ile rabıtası (ilgisi, bağı) nedir derseniz, 1 MB’lık Blok’ların içine yazılan işlemler bu HASH kullanılarak kayıtlar kapatılmaktadır. Bu sebeple bu kayıtlarda sonradan yapılacak herhangi bir değişiklik küçük “m” harfinin büyük “M” harfine dönüşmesi dahi HASH numarasını farklılaştıracaktır. Bu farklılığı bir makinede hack’leyerek değiştirmeniz yetmeyecek tüm dünyadaki (BlockChain ağındaki) bilgisayarlarda bu kaydı değiştirmeniz gerekecek ki bu fiilen imkansıza yakın bir şey. 

BlockChain’in açık kaynak kodlu olması bu yazılıma duyulan güven‘in en önemli sebebidir, yani apple’ın veya microsoft’un (Proprietary) denilen kapalı-kaynak-kodlu ve sahipli yazılımları gibi değildir. Bu yazılımlarda her zaman bir back-door kaygısı vardır, ayrıca bu yazılımların sahipleri dilediği gibi değişiklik yapma hakkına sahiptirler, ancak açık-kaynak-kodu kullanan BlockChain’de bu kaygılar giderilmiş olmaktadır.

BlockChain’deki Blok’larda bu Hash’ler nasıl kullanılmaktadır? Yukarıda belirttiğimiz üzere bir blok’un bittiği yerden diğeri (yenisi) başlar ve bir önceki (önceki blok) kapatılır diye, işte tam burada: her bir blok için üretilen HASH’ler kullanılmakta ve her bir blok kendisinden bir önceki blok’un (previous) ve kendisinin Hash’larini Match etmek yani birebir aynı olmasını sağlamak zorundadır akdi halde işlem teyit edilmemek, onaylanmamaktadır. Yukarıda verilen 1 numaralı görselden bu durumu görebilir ve hatta 2 numaralı görselde verilen linke tıklayarak kendiniz de hash algoritmasını deneyebilirsiniz. 

Oluşturulan Block’ları Nasıl Takip Edebilir, Nereden Bulabiliriz? Bitcoin kavramını açıklamaya geçmeden önce, Blockchain’in teknolojisini kullanarak üretilen Bitcoin Block’larını nereden ve nasıl görebileceğiniz konusuna değinmek istiyoruz. Blockchain’de oluşturulan dijital Blok’lar “publicly avaliable” yani halkın erişimine açıktır. Bunları görebileceğiniz internette pek çok site var, bunlardan bir tanesi de https://blockchair.com Bu siteden sadece Bitcoin değil diğer kripto paraların bloklarını da görmeniz mümkün.

Yukarıdaki görselden anlaşılacağı üzere Bitcoin için üretilen blok sayısı (bu yazının tarihi itibariyle) 633.389 tanedir. İşlem adedi ise (“transactions” olan) 536.496.879 dir. Herbirisinin altındaki linklere tıklayarak daha detaylı bilgilere ulaşmanız mümkün. Blockchain zaten pek çok teknolojisi guru’su tarafından geleceğin teknolojisi olarak addediliyor. Günüzde yapılan tüm işlemlerin bu sistem kullanılarak kayıtlarının tutulması mümkün hale geliyor, yazımızın başında örnek olarak verdiğimiz nüfus kayıtlarının, tapu kayıtlarının tutulmasından uluslarası mal-alım satımı, malların güzergah takibine kadar pek çok işlemin kaydının tutulması mümkün hale geliyor. Tabi bu kayıtlar merkezi bir otoriteye de ihtiyaç duymuyor. 

Ulus Devletler Kendi Blockchain Ağını Oluşturmak Zorunda Kalacaklar

Blockchain sisteminde yapılan işlemler ve tutulan kayıtlar için bir otoriteye veya aracıya ihtiyaç kalmaması ulus devleteleri endişenlendirmektedir. Normal koşullarda vatandaşların yaptığı iş ve işlemler, vatandaşların tüm bilgileri devlet kurumları tarafından tutulmakta ve bir bilgi veya belge gerektiğinde bu belgeler ilgili kurumlardan alınarak konu ispatlanmaktadır. Örnek vererek açıklayalım ki bu konunun önemi anlaşılsın:

  • Sizin adınız Ahmet olsun ve bir alım-satım işlemi yapacaksınız bunun için nüfus cüdanı gibi öncelikle kimliğinizi ispatlamaya yarayacak evraklara ihtiyacınız var, eğer vekalet verecek iseniz bir Noter’e ihtiyacınız var. Noter o evraktaki imzanın size ait olduğunu tespit ve onay dışında aslında bir şey yapmaz. Oysa ki Blockchain ağında böyle bir merkezi otorite [evrakları tasdik edecek] veya idari güç [sadece falanca kurum bu belgeyi verebilir] söz konusu değil. Vekalet vermek istediğiniz kişiye Blockchain üzerinden yetkilendirmeniz yeterli olacaktır. Blockchain’de herbir birey zaten kayıtlı ise; ayrıca o kişinin kimliğini ispatlama gereği de kalmayacaktır.
  • Bir diğer önemli örnek ise (Bitcoin’de detayı verilmek üzere) bir bankaya ihtiyaç duymamanızdır. Örn. Bugün için bir arkadaşına para gönderecek olsanız veya aldığınız bir ürünün ödemesini yapacak olsanız bunu bankalar üzerinden yapmak zorundasınız, hatta başka bir ülkedeki kişiye para gönderecekseniz tüm paraların Londra veya New York üzerinden geçmesi gerekiyor. Blockchain ağında ise dijital cüzdanınızdan kripto parayı ilgili kişiye gönderdiğiniz anda karşıdaki kişi (bir aracı kuruma ihtiyaç duymadan) o parayı alabilmektedir. 

Tüm bu gelişmeler, hali hazırdaki kurumların işlevini tehdit eder nitelikte olduğu ve fakat bu gelişmenin kaçınılmaz olduğu için devletler zaman içerisinde kendi blockchain ağına ve kripto para sistemine geçmesi gerekecektir. Detay bir konu olmakla birlikte, ulus devletlerin blockchain ağındaki “Master Node“lar oluşturmaları ve kontrol etmeleri veya benzeri bir teknoloji ile blockchain ağına dahil olmaları kaçınılmaz gibi görünmektedir.

Zaten Blockchain bir teknolojinin adı ve sadece 1 tane değil. Haziran 2020 tarihi itibariyle dünya üzerinde kullanılan 800’den fazla Blockchain ağı var. Bu sayının önümüzdeki günlerde daha artacağı kuşkusuz. Hatta kendi içerisinde çeşitlenmiş yeni ağlar ortaya çıkıyor, private blockchain, public ve karma blockchain şeklinde. Adlarından anlaşılacağı üzere, halka kapalı ağlar, herkese açık ağlar ve karma ağlar şeklinde. 

Blockchain Teknolojisini Kullanan Şirketlere Örnekler: Bankacılık sektöründe HSBC, BBVA. Tedarik Zincirinde kullananlar: Wallmart, Ford, Unilever. Enerji Firmalarından örnek olarak: Shell, Siemens. Pek çok firmadan sadece birkaçına örnek olarak gösterilmektedir. Blockchain gündeme geldiğinden beri bu teknoloji ile adı birlikte anılan şirketlerden birisi de Walmart. Özellikle tedarik zincirinde bu teknolojiyi kullanan Walmart, zaman içerisinde “Gıda ürünlerinin tarladan son kullanıcıya ulaştırılıncaya kadar tüm süreçleri bu sisteme aktarma niyetindeler” haberin ingilizce metni şu şekilde:

Walmart has been a blockchain enthusiast for a very long time. In reality, the company is using IBM’s supply chain technology – Hyperledger Fabric platform to back up their supply chain process. Moreover, they also plan to track their foods right from their farmers and offer their customers to check the provenance before they buy an item.

BİTCOİN NEDİR

Blockchain’den sonra Bitcoin’i açıklamaya çalışalım. Bitcoin bir kripto paradır, yani şifrelenmiş para. Bitcoin ve diğer kripto paralar için “dijital para” teriminin kullanılması çok doğru değildir. Şuan banka hesaplarındaki paraların çoğu zaten “digital para”dır. Bitcoin ve diğerleri ise “kripto para”dır. Paradır diyoruz çünkü bir tedavül değeri var. Alış-veriş yapabiliyorsunuz ve diğer para cinslerine çevirebiliyorsunuz yani döviz gibi işlem yapabiliyorsunuz. Örn. 1 Bitcoin’iniz varsa bunu ABD dolarını veya TL ye çevirmeniz oldukça kolay. 

Peki bu parayı kim nasıl üretmeye başladı ve nasıl bu kadar popüler hale geldi? Bu sorulara birazdan cevap arayacağız ama öncelikle Bitcoin ve benzeri kripto paraların getirdiği en büyük yenilik: bir aracı kurum veya kişiye ihtiyaç duymadan işlem yapabilme (para transferi yapabilme) imkanını sunuyor olmasını biri kere daha vurgulayalım. “Normal Para” sistemi şöyle çalışır:

  • Bir Merkez Bankası vardır ve para basma yetkisine sahiptir. 
  • Merkez Bankası’nın dışındaki diğer bankalar ise kredi verir, mevduat toplar, döviz işlemleri vb işlemleri yaparlar.  
  • Normal para sistemi yukarıdaki 2 oyuncu üzerinden hayat bulur ve ekonomide paranın tedavüle çıkması da bu 2 ana oyuncu tarafından gerçekleştirilir.

İşte A’nın B’ye para gönderdiğinde bu para ilgili Banka kanalıyla gerçekleştirilir. Hatta uluslararası bir para transferi varsa bu transfer aynı zamanda Londra veya New York’daki merkezlerin kayıtlarından (Bankacılık sistemin merkezleri buralar olduğu için) geçerek ilgilisinin hesabına gönderilebilir. Oysa ki, kripto paralarda alıcıya gönderdiğiniz para Blockchain ağı ve teknolojisi sayesinde dakikalar içerisinde (işlemin, ağdaki makineler tarafından onaylanmasından itibaren) karşı tarafa ulaşmış olmaktadır ki bu süreç dakikalarla ifade edilmektedir. Dolayısıyla Bitcoin veya kripto paralarda: Banka gibi kurumlara ihtiyaç duyulmamaktadır. 

BİTCOİN’in TARİHİ

Ortaya çıkma tarihi 2008 – 2009 yıllarına denk gelmektedir. Aslında bu yıllara denk gelmesi de biraz manidar çünkü: karşılığında sınırlı varlıklar (altın, gümüş vb) olmadan basılan kağıt para sistemi (ki buna “Fiat Para Sistemi” denmektedir) 2009’da dünya genelinde (global) bir ekonomik kriz yaşadı. Mevcut finans piyasalarının kriz yarattığı, insanların işsiz kaldığı bir dönemde, hali hazırdaki ekonomik sistemin yani fiat para sistemi güven vermemeye başladı diyebiliriz. Kağıt paranın sınırsız basılabilmesi ve mevcutun 10 katı kadar kredi dağıtabilmesi: fiat para sisteminin sürdürülebilir bir model olmadığını ortaya çıkarmıştı. Unutmadan eklemekte fayda var: o krizde daha önceden “batması mümkün değil” denen pek çok büyük kurum iflas etti. 

Peki bu bitcoin’in desturu (mottosu) nedir diye sorarsanız, Satoshi Nakamoto rumuzu ile (rumuz diyoruz çünkü gerçekte kim veya kimler belli değil) tarafından bir White Paper yayınlanarak bu kripto para dünyaya duyurulmuş oldu. Bu belgenin ismi: “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” olup, neden böyle bir sisteme ihtiyaç duyulduğu, nasıl kullanılabileceği ve sunduğu imkanların anlatıldığı bir manifestodur White Paper dedikleri. Bitcoin’in orjinal dokümanına → https://bitcoin.org 🔗 adresinden ulaşabilirsiniz. 

Bitcoin’in ilk Blok’u (ki buna “Genesis Block” diyorlar) ortaya çıkma tarihi 3 Ocak 2009’dur. Kasım 2013 tarihinde 1 Bitcoin 1 ABD Dolarından daha değerli hale gelmiştir. Peak yapması ve artık herkes tarafından tanınması 2017 yılı olduğunu söyleyebiliriz. Bu tarihte 1 Bitcoin =  19.535.-USD olmuştur ki bu rekordur. Daha sonra bu rakam aşağılara gelmiş ve halen dalgalı bir şekilde devam etmektedir. Mayıs-Haziran 2020 itibariyle 1 Bitcoin 8.000 – 10.000 USD arasında değişmektedir. Evet oldukça iniş-çıkışlı bir piyasa. O yüzden Bitcoin alım-satımı yaparak para kazanacağım derken kaybeden pek çok kişiden biri olmamak için dikkat edin. Burada bizim anlattıklarımız, Bitcoin mantığının getirdiği yenilikler, sunulan imkanlar ve dünyada para sisteminin evrilmeye başlamış olmasıdır. 

Bitcoin Fiyatlarını Günlük Takip Etmek

Bunun için 2 tane (1 yabancı ve 1 yerli) site sizlere tavsiye edebiliriz. Coindesk’te Bitcoin ve diğer kripto paraların günlük, aylık ve yıllık değerlerine ulaşabilirsiniz. Bitcoin/Dolar grafiğini görebilirsiniz. https://coindesk.com (Not: ABD sitesi olduğu için: tarihlerde önce “Ay” sonra “Gün” şeklinde yazılıyor olması sizi şaşırtmasın. Ayrıca binler basamakları için biz nokta kullanırken onlar virgül kullanarak ayırırlar.) Peki Türkiye‘den takip edebileceğiniz ve hatta Bitcoin/TL grafiğini günlük, haftalık ve yıllık olarak görebileceğiniz bir siteyi sizlere tavsiye edebiliriz. Bu site aynı zamanda “Türkiye Bitcoin Borsaları”ndan birisi olan BtcTurk sitesidir. https://btcturk.com BtcTurk yazımızın devamında (Bitcoin borsaları) bahsederken tavsiye edeceğimiz güvenilir ve büyük bir bitcoin borsasıdır.

Peki “fiat para sistemi“ni bu kadar eleştirirken yani karşılığı olmadan basılan kağıt paralar hep ekonomik krizlere neden oluyor derken kripto paralar için bu argüman neden kullanılmıyor ya da diğer bir deyişle kripto paraların karşılığında sınırlı varlıklar (altın, gümüş vb) var mı? Hayır şuan için yok (yani bir bitcoin verip karşılığında direk şu kadar gram altın veya gümüş garantidir diyebilen yok) ancak bir merkez bankası kağıt parayı örneğin 100 ABD Dolarını 10 cent maliyetle basıp tedavüle sokarken 1 Bitcoin’in üretilmesi için harcanan maliyetin 5000 ABD Doları olduğu söylenmektedir. (Bu maliyet o kripto paranın madenciliği sırasında harcanan elektrik parası + zaman + kullanılan makine/pc’dir) Ayrıca bu kripto paranın sınırlı üretileceği ve 21 milyon Bitcoin’den sonra üretim yapılmayacak olması ve asıl önemlisi (itibari bir değeri çoktan kazanmış olması yani bu para cinsi ile neredeyse tüm dünyada alım-satım yapabiliyor olmanız) Bitcoin’in sınırlı varlıklar kategorisinde değerlendirilmesine neden olmaktadır. Volatility‘sinin (değer aralığının, artış-düşüş farklarının) bu kadar fazla olmasının nedenlerinden bir kaçı:

  • Dünyanın hali hazırda rezerv para birimi olan ABD Dolarının değerinin değişken olması,
  • Farklı kripto paralarının varlığı,
  • Ulus Devletlerin zaman içerisinde kendi kripto paralarını oluşturarak bu birimleri kullanacakları, bu sebeple Bitcoin ve türevlerine talebin azalacağı beklentisi (nitekim Çin Devleti şuan itibariyle kendi kripto parasını oluşturmuş ve kullanmaktadır)

Bitcoin Alternatifleri: Günümüz dünyasına herhangi bir şeyin popüler olup da alternatiflerinin çıkmaması mümkün değil. Yazılım ile geliştirilen şifreli para sadece Bitcoin olarak kalmadı. Pek çok kripto para çıkarıldı. Kimisi kabul gördü kimisi ise silinip gitti. (daha önceden belirttiğimiz üzere, bir paranın itibar görmesi sınırlı varlıklara dayanması kadar önemli bir konu.  Tedavül denilen, o para cinsinin takas aracı olarak kullanılması insanların güvenmesine yani insanlar nazarında o para cinsinin itibari kıymetinin olmasına dayanıyor. Nitekim Bitcoin kadar zor üretilmesine rağmen o kadar tedavülde kullanılmayan pek çok kripto para mevcut) 

Diğer Kripto Paralar Nelerdir?

Bilindiği üzere Bitcoin aslında bir yazılım ve hatta bir matematiksel problemlerin çözülerek dijital blokların oluşturulmasından meydana geliyor. 1 Ağustos 2017 tarihinde teknik ismi “Fork” olan yani mevcut yazılımda değişiklikler yapılarak “BitCoin”den “Bitcoin Cash” oluşturuldu. Bunun sebebi neydi? Bitcoin’deki 1 MB’lık Blok sınırlamasının gelecekte yeterli olmayacağı iddiasıyla yapıldı ve böylece aslında yeni bir kripto para yaratmış oldular. Buna da “bitcoin cash” dediler. Daha büyük MB değerine sahip yeni Blok’lar ile daha fazla işlemi içerebilecek olmasını ön plana çıkarmaya çalıştılar ve kısmen de başarılı oldular. Bitcoin’in kendisi kadar popüler olamasalar da halen kripto para listesinde göreceğiniz paralardan birisidir Bitcoin Cash. Bunun gibi başka örnekler de vermek mümkün, örneğin bir bitcoin blok’unun 10 dk oluşuyor olmasını eleştirenler daha kısa sürede oluşan blok’lara sahip LiteCoin (2,5 dk bir Blok oluşturabiliyor) kripto paralar tedavüle çıkarmaya çalıştılar. Başka bir grup ise daha anonim (daha fazla gizlilik iddiasıyla) ZCash‘i oluşturdular. Yani kripto para çeşiti oldukça fazla sadece bitcoin olarak düşünmeyin.

Biraz önce söylediğimiz gibi Bitcoin’in kripto para mantığı ve paraya getirdiği yenilik sadece ona özgü olarak kalmayacaktı ve zamanla Bitcoin benzeri paralar yani başka kripto paralar üretildi. https://coinmarketcap.com adlı websitesinden en fazla işlem gören 100 kripto para cinsini (evet evet 100) görebilirsiniz. Bu yazımız tarihi itibariyle en fazla işlem gören 10 kripto para sıralaması şu şekilde:

Yukarıdaki görselden anlaşılacağı üzere oldukça kullanışlı bilgiler veren bir site. Sadece işlem hacimleri değil, yapılan işlemlerin parasal değerlerini (ABD Doları cinsinden) görebiliyorsunuz. Peki bu kadar kripto para arasından Bitcoin Neden Bu kadar Değerli? Bunun en önemli nedenlerinden birisi “arzının sınırlı olması” yani toplam Bitcoin sayısının 21 milyon’a kadar üretileceği (2041 yılına kadar diye hatırlıyorum) ve sonrasında daha da üretilmeyeceği söyleniyor. 2016 yılı itibariyle mevcut Bitcoin adedi 12 milyonun biraz üzerinde. Tabi sadece sınırlı sayıda olmasının yanı sıra edindiği popülerlik ve çok geniş kitleler tarafından gördüğü bir kabul, itibar da Bitcoin’i diğerlerinden ayıran özellikleri.

Yazımızın son bölümünde öncelikle Türkiye’deki Bitcoin Borsalarından bazıları hakkındaki tecrübelerimizi kısaca paylaşacağız, sonrasında ise “dijital cüzdan”ın ne olduğunu ve nasıl çalıştığı hakkında özet bir bilgi vererek yazımızı sonlandıracağız. 

Türkiye Bitcoin Borsaları 

Aynen borsa hisseleri alım-satımı yaparken kullandığınız aracı kurum sayfalarına benzeyen Bitcoin alım-satımı yapabileceğiniz yerler Bitcoin borsalarıdır. Hem ülkemizde hem de dünya üzerinde bunların sayısı hergeçen gün artmaktadır. Türkiye’deki en çok bilinen Bitcoin borsalarından 3 tanesini sizlerle paylaşıyoruz. 

BTC Türk: Türkiyenin ilk kurulan Bitcoin borsası, dünyada ise 4. kurulan Bitcoin borsası olma unvanına sahip. Türkiye’deki pek çok banka ile anlaşmaları olduğu için bitcoin hesabınıza havale veya eft yapmanız da oldukça kolaylaştırılmış ayrıca pek çok işlemde “komisyon oranlarını” sıfırlamışlar. (dikkat tüm işlemlerde değil)

BTC Türk’e kayıt olma işlemi kolay (e-mail ve cep telefonu teyiti başlangıç için yeterli) kayıttan sonraki kullanıcı arayüzü, alım-satım işlemleri gerçekten çok net ve güzel şekilde dizayn edilmiş. Sadece Bitcoin değil diğer kripto paraları da alım satımını yapabileceğiniz bir yer. Ayrıca Blockchain Transparency Institute (BTI) tarafından “reel işlem hacimlerine göre Dünyanın en iyi 30 Bitcoin borsası” listesinde 20. sırayı alabilen bir Türk borsası, gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğiniz Türk Bitcoin borsasıdır. Cep telefonları için hem apple hem android uygulamaları mevcut. Not: 2 farklı BTC uygulaması mevcut: Normali sadece Bitcoin için, “Pro” olarak adlandırılan ise diğer kripto paraları da kapsayan uygulamadır. 

Thoedex: ise ünlü ekonomist Erkan Öz’ün youtube kanalında devamlı tavsiye ettiği bir borsa. Bu kuruma üye olmakla birlikte arayüzü bana daha yavaş ve karışık geldi. Ayrıca alım satım için Nufus cüzdanızı da sisteme yüklemeniz lazım. Oysa BTC’de alım satım işleminde Nufuz cüzdanı yüklemiyorsunuz sadece BitCoin’leri kendi digital cüzdanınıza çekerken bunu istiyor yani BTC üyelikte email ve cep telefonu onayından sonra alım satıma başlayabiliyorsunuz. Thodex Cep telefonları için hem apple hem android uygulamaları mevcut.

Paribu: Türkiye’deki iddialı borsalardan birisi. Arkadaşlarımdan bu borsayı tavsiye edenler oldu ancak ben tecrübe etmedim, sadece iyi olduğunu söyleyen güvendiğim arkadaşlarım sebebiyle burada ismine yer vermek istedim.

BitCoin Alım Satımı Nasıl Yapılır? Bu yazımız Bitcoin ticareti nasıl yapılır yazısı olmadığı ve yatırım tavsiyesi asla olmadığı için bu bölümde sadece kısaca nasıl alıp-satabileceğini hakkında bilgi vereceğiz. I) Öncelikle Türkiye’deki veya Uluslarası bir bitcoin borsasını kullanacaksınız ve o borsaya üye olarak işlemlere başlayacaksınız. Akabinde o borsadaki kendi hesabınıza bitcoin alabilmek için TL veya Döviz cinsi para göndermeniz gerekiyor, devamında kolayca alım-satım işlemi yapabilirsiniz. 

Bitcoin alım-satımına başlarken en temel 2 konu var: (i) alım satım ekranı: beklemden alım satım yapabileceğiniz ekran (ii) Emir’ler kısmı: yani şu fiyata düşerse al veya şu fiyatın üstüne çıkarsa sat, buna emir’ler deniyor. Tabi her ikisi için de hesabınızda paranızın olması lazım. Hesabınıza para yatırmak için bankanızdan normal para gönderir gibi Borsa hesabınıza para gönderebiliyorsunuz (Eft, Havale).

Peki nerede kaldı “merkezi otorite olmadan” işlem yapabilme derseniz, bu burum bitcoin sahibi olduğunuzda başlıyor. Bitcoin’i almak için TL veya diğer para birimlerine ihtiyacınız var ama aldıktan sonra artık başkasına gönderirken kimseye ihtiyacınız yok hatta bitcoin borsalarına dahi. Bunun için “DİJİTAL CÜZDAN” edinmeniz yeterli. 

Dijital Cüzdan Nedir ve Nasıl Edinirsiniz

Oldukça önemli bir konu, önümüzdeki sene içerisinde ABD’nin tüm vatandaşlarına dijital cüzdan vereceği konuşulmakta. Tabi bunu bitcoin için değil dijital dolar için yapacaklar. Dijital cüzdan (digital wallet) aslında normal cüzdandan işlevsellik olarak çok da farklı değil. Nasıl ki kağıt paralarımızı cüzdanımıza koyarak yanımızda taşıyoruz, bankaya vermiyoruz. Dijital Cüzdan’da kripto paraları herhangi bir kuruma (bitcoin borsasına, bankaya veya benzeri başka bir kurum veya kişiye) vermeden bizim kontrolümüzde kalmasını sağlayan bir teknoloji, bir yazılım.

Dijital cüzdanın teknik detaylarını bir sonraki yazımıza bırakarak burada bir “dijital cüzdan” nasıl edinebileceğinizi ve nasıl kullanabileceğiniz hakkında kısa bilgi verelim. Tabi “public key” ve “private key” kavramları da bilinmesi zorunlu iki terim. Öncelikle bu cüzdanları nereden ve nasıl edinebileceğinizi sıralıyalım.

  1. Bilgisayarınıza indireceğiniz bir yazılım ile bilgisayarınızda dijital bir cüzdana sahip olabilirsiniz. Bitcoin.org sitesinden indirilebilir 
  2. Kripto paralar için çıkartılmış Cihazlardan (hardware) alabilir ve bunları kullanabilirsiniz
  3. Cep telefonlarınıza aplikasyon indirerek kullanabilirsiniz 
  4. Web’de bu hizmeti sunan sitelerde bu cüzdana sahip olarak bitcoin’lerinizi orada saklayabilirsiniz.

Dijital cüzdanı anlayabilmek ve kullanabilmek için 2 tane anahtar kelimeyi bilmemiz gerekmektedir, bunlar “public key” ve “private key” terimleridir. 

Public Key: Kamuya açık olan, başkalarına verebileceğiniz cüzdan adresiniz, bir çeşit sizin IBAN numaranız. Sizin cüzdanınıza kripto para gönderecek olanların bu adresi bilmeleri gerekmektedir.  

Private Key: ise “sadece ve sadece” sizin bilmeniz gereken, cüzdanınızdan alış-veriş yaparken, para çekerken ve benzeri işlemlerde kullanacağınız bir çeşit şifreniz. Private Key’i bilen bir kişi sizin adınıza her türlü işlemi yapabilir dikkat edin!

Bu cüzdanları nasıl kullanırım? Para göndereceğiniz kişinin “public key“ni yani adresini yani bir çeşit İBAN numarasını bilmeniz halinde kendi private key’iniz ile istediğiniz rakamı (cüzdanınızda o kadar paranız olması koşuluyla elbette) aracısız olarak gönderebilirsiniz, hatta bu kişi başka bir ülkede dahi yaşıyor olabilir. Başta cep telefonları olmak üzere pek çok dijital cüzdan uygulaması “kare kod“u kullanabildiği için, alış-veriş sırasında bu kare kodları okutarak alışveriş yapabilirsiniz. Kredi kartınızı kullanmaktan çok daha zor olmayacaktır. Tüm bunları önümüzdeki zamanlarda birlikte yaşayacağımız kesin gibi. Gelecek bilgi üreten toplumlara ait olacak, umarız ülkemiz de hakettiği yeri alacaktır. 

Değerli okuyucularımız, oldukça uzun bir yazı olması sebebiyle şimdilik yazımızı burada noktalıyoruz. Ancak yukarıda da belirttiğimiz üzere başta dijital cüzdan olmak üzere pek çok konuyu münferiden inceleyeceğimiz diğer yazılarımızda görüşmek üzere. 

Saygılarımızla, 
Av. Cüneyt BODUR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up